Duodenal Switch

Duodenal Switch

Tip 2 Diyabetin en etkin tedavisini sağlayan cerrahi tipidir. Gastrik bypass'a benzer ancak mide ile ince barsak birleştirmesi farklıdır.

 

Biliyopankreatik Diversiyon + Duodenal Switch (BPD/DS)
 
BPD/DS Nedir?
 
BPD/DS gastrik bypass’a benzerdir çünkü küçük bir mide cebi yaratılır ve ince barsaklarıda gıdaların sindirilemeyeceği şekilde mide ile ince barsak arasında yeniden birleştirme yapılır, ancak birleştirme biraz farklıdır. Diğer metabolik cerrahiler gibi, bir öğünde tüketilen gıda miktarı azalır ve tüketilen gıdaların barsakların yaklaşık üçte ikilik bölümünde sindirim olmaz. Ayrıca sindirilmemiş gıdaların ince barsakların son kısmına diğer cerrahi yöntemlerdekine göre daha fazla miktarda gelmesiyle birlikte obeziteye neden olan kısır döngüyü kıracak hormonlar salgılanmaya başlar.
 
BPD/DS Nasıl Çalışır?
 
*Tüp şeklinde bir mide cebi hazırlanır ve geri kalan mide dokusu çıkartılır. 
*İnce barsaklar iki parçaya ayrılır
*İnce barsakların son kısmı küçük cebe bağlanır, böylece gıda mide cebinden direkt olarak ince barsakların son kısmına geçer (ince barsakların ¾’ü bypass edilir)
*Önemli sindirim enzimleri taşıyan bypass edilmiş ince barsak, ince barsakların son kısmı ile birleştirilir. 
*Enzimler mide cebinden gelen gıda ile birleşerek sindirim başlar. 
*Hastalar bir öğünde daha az gıda tüketir, daha az sindirime uğrar ve hormonal salgı artar. 
 
BPD/DS Ameliyatının Sağlık Üzerine Yararları Nelerdir?
 
Klinik olarak hastaların ameliyat sonrasında çok sayıda yarar sağladığı gösterilmiştir.
*Birinci yıldan sonra %100’e yakını fazla kilolarının %75-85’ini verir
*Üçüncü yıldan sonra hastaların %65’I fazka kilolarının %75’ini verir
*Beşinci yıldan sonra hastaların %35’I fazla kilolarının %81’ini verir. 
*Tip 2 diyabetin tedavisi için en etkin cerrahi tipidir. 
*Fiziksel aktivitede, üretkenlikte, iyilik halinde, ekonomik fırsatlarda ve kendine güvende artış.
*Kapalı yöntem ile gerçekleştirilmesi nedeniyle kısa hastanede kalış süresi
 
BPD/DS Ameliyatının Avantajları ve Dezavantajları
 
Avantajları
 
*Uzun süreli aşikar kilo kaybına neden olur. 
*Tip 2 diyabette anlamlı iyileşmeye neden olur.
*Yabancı cisim kullanılmaz
*Alınan gıda miktarını kısıtlar ve sindirimin etkinliğini arttırır
*Sindirim organlarında ve hormonlarında değişikliklere neden olarak açlık azalır ve metabolizma artar. 
*Kalıcıdır. 
 
 
Dezavantajları 
 
*Düzgün beslenme programına ve rutin egzersiz programına hayat boyu devam etmek gerekir. 
*Geri dönüşümsüzdür
*Vitamin, mineral ve protein eksiklikleri görülebilir ve  görülmemesi için ömür boyu vitamin, mineral ve protein desteği gerekir.
 
Olası komplikasyonlar
*Şişmanlıkla ilişkili olanlar (yapılan ameliyattan bağımsız olarak her şişman hastada herhangi bir ameliyat yapıldığı zaman görülmesi olası komplikasyonlar)
*Derin ven trombozu (Bacak damarlarında pıhtı)
*Pulmoner emboli (Akciğerlere pıhtı atması)
*Yara yeri enfeksiyonu
*Akciğer enfeksiyonu
*Anestezi komplikasyonları
*Yara yeri fıtıkları
 
Cerrahiyle ilişkili olanlar (bu ameliyata özgü komplikasyonlar)
*Kanama (%3-5 oranında görülür. Kan sulandırıcı ilaçlara, midenin kesilen yüzünden ya da karın içi başka organlardan kaynaklanabilir. %95’inden fazla kan ve kan ürünleri ile tedavi edilirek ikinci bir girişime gerek olmaz) 
*Kaçak (Eski teknoloji stapler grubunda %3-5 sıklıkla, yeni teknoloji stapler grubunda %0,1 sıklıkla görülebilir. Hastaların %90’nından fazlası mideye endoskopik stent takılması ve beslenme tüpü takılması ile tedavi edilebilmektedir)
*Vitamin, protein ve mineral eksiklikleri (Hastalar ömür boyu protein, vitamin takviyesi başlanır)
*Dumping Sendromu (karbonhidrattan zengin ve fazla yenmesi halinde bulantı, kusma ve rahatsızlık hissi)
*Ülser
 
Risk
 
Obezite ve metabolik cerrahi güvenli bir cerrahidir ve safra kesesi ameliyatları gibi sıklıkla uygulanan diğer cerrahiler kadar veya daha fazla güvenli bir ameliyattır. Deneyimli obezite ve metabolik cerrahi uzmanlarında obezite cerrahisine bağlı hayati risk yaklaşık %0,13 civarında iken obez bir bireyde gerçekleştirilen safra kesesi ameliyatında hayati risk %0,4 kadardır. 
 
Tüm cerrahi yöntemler içerisinde riskleri içermektedir. Bu riskler kilo, yaş, yandaş hastalıklara göre değişkenlik göstermektedir. Her hastaya özgü bir risk değerlendirilmesi olmalıdır.  Hasta ile hekim bir araya gelip ön değerlendirme görüşmesi yapmadan ve tetkik değerlendirmesi yapılmadan daha net bir yorum yapılamaz. 
 
Ancak güvenli cerrahi üç saç ayağı üzerine oturmaktadır. 
 
1. Ameliyat Öncesi Değerlendirme: Hastanın rutin kan tetkikleri, ultrasonografisi, endoskopik incelemesi, Göğüs hastalıkları değerlendirilmesi, Kardiyoloji değerlendirmesini içerir. Hastanın yara iyileşmesine etki edecek eksiklikleri (diyabetin kontrolü, demir eksikliği, Vitamin B12 eksikliği, D vitamini eksikliği) giderilmeden ameliyat edilmemelidir. Sigara içiyorsa kesilmelidir. Ameliyat öncesi diyeti uygulanmadan ameliyat edilmelidir. 
 
2. Ameliyat: Hastaya uygun cerrahi prosedür seçilmelidir. Ameliyat sırasında en güncel stapler teknolojisi kullanılmalıdır. Bacaklarda pıhtılaşmayı önleyici ameliyathane tedbirleri alınmalıdır. 
 
3. Ameliyat Sonrası: Ameliyattan sonra iyi bir takip komplikasyon yönetimi açısından çok önemlidir